İÇİNDEKİLER >>Neler Öğrendik, Neler Hissettik?

NELER ÖĞRENDİK, NELER HİSSETTİK?

Çağımızda bir ülkenin gelişmişliği; bilim ve teknolojik gelişmelerin o ülke insanına yansıması kadar, o ülkenin insan hakları konusundaki anlayış, tutum ve uygulanan politikaları ile de ölçülmektedir.

Bir ülkenin geleceğindeki refah ve mutluluk; ancak çocuk ve gençlerine yönelik yapacağı yatırımlar ile sundukları imkânlar doğrultusunda mümkün olacaktır.


Genel Müdürlüğümüz suça sürüklenerek kurumumuza gelen 13-18 yaş arası çocukların salıverilme sonrası tekrar suça sürüklenmelerini önlemeye ve toplumla barışık, üretken, sağlıklı bireyler olarak yaşamlarını sürdürmeye yönelik olarak kısa, orta ve uzun vadede politikalar oluşturarak bu alandaki ihtiyaçları gidermeye çalışmaktadır. Bu doğrultuda  “Yargının Modernizasyonu ve Cezaevi Reformu” çalışmalarını; mevzuat alanında, bina, teknik altyapı ve donanım ile personel sayı ve kapasitesindeki hızlı değişim ile sürdürmektedir.

Toplum barış ve huzurunu tehdit eden suça sürüklenen çocuklar olgusunun da sadece yasa koyucuların, yargı mensuplarının ve güvenlik güçlerinin çaba ve gayretleri ile önlenemeyeceği bilinmektedir. Genel Müdürlüğümüz bu anlayış doğrultusunda planlanan faaliyetlerin hayata geçirilmesi için kapılarını sivil toplum kuruluşlarına sonuna kadar açarak ihtiyaç duyulan sosyal temasın sağlanmasına ve toplumdaki “cezaevi” önyargısının ortadan kaldırılmasına yönelik kararlılığını sürdürmektedir.

Bu vesile ile “Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi’ ni” Adalet Bakanlığı ile eşgüdüm içerisinde başarıyla uygulayan Semiha Şakir Vakfı’ na teşekkür eder; ortaklaşa yürütülen söz konusu çalışmanın tüm sivil toplum kuruluşları için de bir örnek teşkil etmesini temenni ederiz. Kurumlarımızda kalan tüm ergenlerin suça sürüklenmesi ve tahliyesi arasında geçen süreçte topluma hazırlanmaları ve yeniden rehabilitasyonları ancak bu tür projelerle mümkün olacaktır.

Projenin her aşamasında emeği olan herkese teşekkür eder; çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Habil Kanoğlu
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü
Çocuk Gözetim Eğitim ve İyileştirme İşleri Şube Müdürü

 

“Bir Yaşıma Daha Girdim, Sizin Yüzünüzden!”
Meslekte eski olmanın yani yaşını başını almış olmanın artık bizi usta kıldığını sanırız. Ben de üreme sağlığı alanında 20 yılımı doldurmak üzereyken aynen böyle düşünüyor ve artık öğreneceğim bir şey kalmadığına, karşılaşabileceğim değişik bir insan kitlesi olmadığına inanıyordum. “Çok bilen, çok yanılır” diye boşuna dememişler; gerçekten bu projeyle yepyeni şeyler öğrendim ve deneyimledim. Uzun lafın kısası “bir yaşıma daha girdim” hatta yetmedi projenin ikinci yılında ben de ikinci yaşımı idrak etme olanağı buldum.

İlk yıl ceza infaz kurumları, yöneticileri ve diğer çalışanları ile infaz koruma memurlarını tanıma fırsatı buldum ki beni bambaşka bir evrene taşıdılar, çok farklı değerler ve yaşantılarla tanıştırdılar. Ama genç, pırıl pırıl sağlık eğitimcisi arkadaşlarla ve meslektaşlarla karşılaşmak, birlikte çalışmak, onlara bilgi ve görgülerimi aktarmak, onların deneyimlerini paylaşmak hem keyif hem de onur verici bir yaşantıydı. Ayrıca, infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklu ergenler öngördüğümüz üzere farklı ve özellikli bir kitleydi fakat yine de tazecik, tümüyle yıpranıp kalıplara dökülmemiş beyinler bize çok güzel, çok anlamlı ve kıvanç verici yanıtlar verdiler.

İkinci yılda, tam “bu kurumlar ve personelle ilgili her şeyi öğrendim artık” derken hiçbir şey bilmediğimi görüp ikinci yaşıma da girdim. Elazığ’da o inanılmaz güzellikte ve düzenlilikteki eğitim birimini gördükten sonra “E” tipinin “eğitimin” baş harfinden geldiğini, gönül vermiş, işinin ehli kişilerin elinde “dağın bağ olacağını” ciddiyetle düşündüm. Üstelik Eğitim Evi de “e” ile başlıyordu ama bilmem o niye “örnek” seçilmemişti, aslında kesinlikle hak ediyordu. Yalnız, sakın rüşvet olarak yemediğim(?!) çiğ köftelerden böyle söylüyorum sanmayın. Ankara’da NASA’ya giriyorum sandım bir an Amerikan filmlerindeki gibi “kornea taraması” ile içeri girip çıkarken. İzmir’de ellerini çabuk tutan kadim dostlarım, eğitimi başarıyla tamamlamanın rahatlığı ile benim, o uçsuz bucaksız bahçede yetişecek “bardacık incirleri”ni ne zaman ve nasıl afiyetle mideye indireceğimi düşlememi sağladılar. Bergama’da gençlerin atölyelerde tahtalar, boncuklar ve renklerle dansı muhteşemdi. Hala gençlerde umut vardı, “onlara ve geleceğe güvenmeliyiz” diye aklımdan geçirdim ve aralarından bir delikanlının elceğiziyle yaptığı boncuktan bir anahtarlığı bu projeye “maskot” seçtim.

Sonuç olarak, yeni dostluklar, yeni yaşantılar ve yepyeni bir geleceğe yelken açtık hepimiz bu projeyle. Dilerim bu yenilikler bitmesin ve mutlu bir gelecekte yine hep beraber olalım.

Mutlu olun, mutlu ve sağlıklı kalın!

F. Füsun Kayatürk
Proje Danışman

 

Eğitim verecek uzmanları bulmak onların eğitim vermeye hazır hale gelmesi bol tartışmalı, kimi zaman gergin kimi zaman da eğlenceliydi. Doğrusu konuları espirili, yaklaşımlarıyla eğlenceli hale getiren danışman arkadaşım Füsun Kayatürk’ ün katkılarının hepimizin rahatlamasını sağladığını burada belirtmeden geçemeyeceğim.  Konuların belirlenmesi, sonra bu konuların sunulması, uygulamayı yapacak eğitimci arkadaşlar için oldukça zorlu geçen bir dönemdi. Bu konuda gerek Füsun Hanım’ ın gerekse benim titizliğimiz eğitimci uzman arkadaşları yıldırdı dersem pek de yanlış bir şey söylemiş olmam sanırım. Üreme sağlığı gibi bir konunun konuşulması, üstelik konunun benimsenip zorlanmadan sunulabilecek hale gelmesi gerekiyordu. Bu nedenle önce uzmanlar konuyu tüm bilimsel yanlarıyla öğrenmeli, sonra da ifade etmede zorlanmadan sunması konunun gençler tarafından cinsel uyarıcı bir malzeme olarak değil; sağlıklı normal gelişmenin bir parçası olarak algılanabilmesi için  çok önemliydi. Bu nedenle uzmanlar bizimle birlikte sunum provaları yaptılar; ama “ben bunu yapmam” “böyle iş mi olur ben gider gençlere anlatırım” diyerek uygulamayı yapmak istemeyen uzmanlar, “ben bu konuları çok iyi bilirim size göstermek durumunda değilim” diyen uzmanlar oldu. Burada dikkat çekici olan kadın uzmanlar itiraz etmeden büyük bir rahatlık içinde renkli olarak konuları benimseyip sunarken itirazların erkek uzmanlardan gelmesiydi, hatta bu uzmanların bazıları ben bu işi yapamayacağım diye işten ayrıldılar. Konuyu benimseyip sunan uzmanlar sonunda bizimle bu çalışmayı sonuna dek sürdürenler oldu. Derya Avcı, Didem Ateş Ali Haydar Baytekin, Gülümser Polat, Uğur Ozulu zorluklara en fazla dayanarak bu projenin uygulamasını yapan ekibi oluşturdular. Kimi kez projede karşılaşılacak sorunlar ve genç eğitimcilerin deneyimsizlikleri, yönetimde çıkan sorunlar, projeye hazırlanma düzeninin bir türlü oturamaması ümitsizliğe kapılmama neden olduysa da azimle çalışmalara devam ettik. Sonunda Füsun Hanım ile artık eğitimcilerin uygulamaya hazır olduklarına karar verdik ve neredeyse bir türlü gerçekleşmeyecek gibi düşündüğümüz uygulamalara İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ nda başladık. Bu çalışma hepimiz için yeniydi ve pek çok deneyim edindik. Her uygulama döneminde farklı gruplar farklı deneyimler bizi zenginleştirdi. İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu infaz koruma memurları proje ekibiyle son derece uyumlu çalıştı. Koşulların elverdiği ölçüde çalışmaya destek oldular. Tutuk evi müdürü, müdür yardımcıları hepsi bu çalışmayı benimseyip, içerideki uygulamalarda zorluk çıkarmayıp teşvik edici oldular. Onlarla yaptığımız toplantılarda bugüne dek tanımadığımız belki önyargılı olduğumuz grubun pek çoğunun aslında ne denli yapıcı olduklarını görme ve onları tanıma fırsatımız oldu. Ancak gördüğümüz bir başka şey de cezaevi çalışanlarının çalışma ortamı ve koşullarından ötürü hem kendileri hem de hapishanedeki gençler için eğitime ve psiko-sosyal desteğe ihtiyaçları olduğuydu, bunu toplantılarımızda veya uygulamalarımızda kendileri de dile getiriyorlardı.

Uygulamaların başarıyla geçmesi, grupların farklı özelliklerine rağmen uzmanların gruba ve konuya hakimiyeti ve hapishane personelinin özenli tutumu sonucunda olmuştur. Gençleri etkileyebileceği düşünülen hassas konuların işlendiği zamanlarda çalışmalara katılmam bana zenginlik kattı.  

Proje ekibinin uzmanlarının dışında can damarlarını oluşturan başka bir ekip vardı ki; onların adı uzman  olarak geçmese de sürekli arka, zaman zaman ön planda joker görevi yapıp tüm faaliyetlerin içinde yer aldılar. Can siperhane bir çalışmayla her alanda aktif oldular. İlkay Ülker her türlü lojistik ve gereğinde eğitim hizmetinde bulundu, Esin Uzun araştırmanın değerlendirilmesi ve değerlendirme sorularının hazırlanmasında bizimle beraberdi. Okan Karka henüz çok genç olmasına rağmen başarıyla her alanda uzun saatler hizmet verdi, bu çabasıyla gözüme girdiğini uzun vadede kim bilir belki de asistanım olarak almayı bile düşünebileceğim bir başarıya sahip oldu. Hülya Barbaros her daim her alanda varlığı, konuya özeni ve titizliğiyle projenin olmazsa olmazıydı.

Aslında bu proje çalışanları arasında keskin iş sınırlar yoktu. Herkes her işi yaptı benim dışımda, sanırım en keskin sınırları olan kişi proje içinde bendim. Yani grubun gıcığı, elbette bu durumumun nedenleri vardı. Genç uzmanların ve hatta tüm ekibin bilimsel çalışma kurallarını, kendi sınır ve sınırlılıklarını, zarar ve yarar prensibini bu düzen içinde anladıklarını düşünüyorum. Şimdi yüksek lisans bile yapsalar hiçbirinin metodoloji ile ilgili zorlanmayacakları konusunda gönlüm rahat. Bu projede hem eğiten hem de eğitilenler eğitildi; buna ben de dahilim diye düşünmekteyim. Hani ebeveynlerin söyledikleri bir söz vardır: “sen şimdi benim bu yaptıklarıma kızıyor gereksiz görüyorsun; ama günü geldiğinde beni anlayacak, hak verecek ve ne çok şey aldığını fark edeceksin diye ben de işte böyle söylüyorum galiba. Bu proje bir amaca hizmet ediyordu, bu hizmetin genel tanımı topluma yararlı bireylerin yetişmesine katkıydı veya bir başka deyişle zararı en aza indirmek için elimizden ne gelirse onu yapabilmek, bunu yaparken kişilik haklarına, özelliklerine saygılı olabilmek, gelebilecek tehlikeleri zararları yordayıp önlem alabilmek, yararları görüp destekleyip artırabilmek… Sanırım biz iyi günüyle kötü günüyle toplum için bu amaçla birlikte bir şeyler yaptık. Bir tohum atılmasında katkıda bulunduk, zor olan kısım tarlayı ekime hazırlamaktı. Taşlardan, otlardan temizleyip ekilecek hale getirmek, sulama sistemlerini yerleştirmek, ekim koşullarının belirtildiği yönergeleri, el kitapçıkları hazırlamaktı. Biz bunları yaptık; şimdi bunların farklı ellerde gelişerek ilerlemesini izlemek, atılan tohumların ürün vermesine tanık olmak,  en büyük mutluluğumuz olacak. Bütün bu çalışmalarda tüm ekip arkadaşlarıma böylesi zor bir alanda toplumsal hizmet verme bilincini benimsedikleri için teşekkür eder, bu tarz özverili çalışmalarının devamını dilerim.

Ufuk Sezgin
Proje Danışmanı

 

Eğer kendi sosyal çevrenizde, cinsellikle ilgili yapılan konuşmalarda, baskılamanın ya da argonun egemen olduğu bir dilin dışında konuşmanın olanaklarından yoksun kaldıysanız; bir vakit gelip de bunun dışında, ötesinde olan konuşmaları ve dili vaat eden bir erkek ve kadın figürünü karşınızda bulduğunuzda, onları nasıl karşılarsınız? Bu yeni durumda ne yaparsınız?

Şaşırırsınız… yadırgarsınız… belki bu yeni dile kulak kabartırsınız… yani merak edersiniz… ya da ürker reddeder, mevcut yapınızı korumak için sahip olduğunuz dile ve argümana daha çok tutunur, öteki dile buz kesilirsiniz… kimbilir belki de, gözünüze, kulağınıza, dilinize, ruhunuza talip bu dili alaycılıkla, küçümseyerek başınızdan defetmeye çalışırsınız.

“ İnsani olan hiçbir şey bana yabancı değildir.”
      Sigmund Freud

Eğer Freud’un dile getirdiği bu değerlendirme sizinde içselleştirdiğiniz bir şey ise, yukarıdakilerin hepsine hazırlıklı, ideal koşullarda bu insani durumları karşılayacak, göğüsleyecek donanıma da sahipsinizdir. Ama kapalı bir ortamda, insan gelişiminin en çalkantılı, en deli çağındaki erkek ergenlere, bir proje kapsamında bu eğitimlerin verilmesi, bu donanımlar ve ilkelerle de olsa yine de kolay değildi. Üstelik ergenlik, cinsellik ve kapalı ortam gibi üç tane ağır içeriği barındıran, bizlere model olabilecek projelerden yoksunluk söz konusuyken.

“ Entelektüel bilgi, ancak coşkulu bir bilgi olduğu ölçüde değişikliğe neden olur.”

Spinoza

Bu coşkuyu bu heyecanı sağlayan nedenlerden biri de; dezavantaj gibi duran bu model eksikliği oldu. Ama yalnız değildik. Böyle bir projenin hem içeriğinin oluşturulması, hem ulaşılması hedeflenen amaçların gözden geçirilmesi, hem de süreç boyunca saha da yaşanabilecek güçlüklerle ilgili alınan akademik destek sürecimizi kolaylaştırdı ve ekip olarak bizi geliştirdi, besledi.

Proje başlangıcında yapılan odak grup çalışmalarında da görüldü ki; bu gençlerin cinsellikle ilgili bilgi kaynakları, ya kendi akran grupları ya pornografik yayınlar ya da kayıt dışı seks işçileriydi. Hem formel hem de informel olarak eğitimden yararlanma düzeyleri de düşük olduğundan cinsellik gibi nazik bir konuda eksik, yanlış ve çarpıtılmış ne kadar çok bilgi ile donanımlı olabileceklerini tahmin etmek zor değildi.

Kapalı ortamda ki ergenlere verilecek böyle bir eğitim programının içeriğinin hangi modüllerden oluşması gerektiği ile ilgili proje danışmanlarının da dahil olduğu ekip toplantılarında; ergenlik, cinsellik, cinsiyet kavramı, cinsel roller, cinsellikle ilgili mitler, cinsel şiddet, cinsel istismar ve cinsellikle ilgili karar alma süreçleri etrafında yapılan tartışmalar ve literatür taramaları bu eğitimin içeriğini oluşturan 8 modülün şekillenmesini sağladı. Ayrıca bu tartışmalar ve toplantılarda; eğitimler esnasında kullanılacak resimler, karikatürler, teknikler, ısınma oyunları, öntest ve sontestler de şekillendi.

 

Eğitimleri uygulayacak eğitimcilerin ait oldukları disiplinler diye bakıldığında, ruh sağlığı çalışanı ve sağlık eğitimcisi tarafından bu eğitimlerin verilmesi zaten başından kararlaştırılmış bir şeydi, ancak eğitimleri verecek eğitimcilerin cinsiyeti en az eğitimlerin içeriği kadar önemli, gruba model olma açısından katkı sağlayıcı bir unsur olacağı düşünülmekteydi. Bu yüzden eğitim ekibi, bir kadın bir erkek sağlık eğitimcisi ve bir kadın bir erkek ruh sağlığı çalışanı olarak özellikle oluşturuldu.

“Bir kültürde, olumlamadığımız, kendi referanslarımızla uyumsuz değerler, eylemler listesi bulabiliriz. Bir davranışın anlamını, içinde gerçekleştiği kültürel süreçle ilgilenirsek, kültürel örüntüdeki yerini kuşatabilirsek kavrayabiliriz.”

Benedict
Bu anlamda, bu eğitimi aktarma noktasında kullanılacak dilin kendisi çok önemliydi. Aktarım dilinin çok üstten olmadığı, oluşturulacak ortak dil söylenenlerin karşı tarafa geçmesini kolaylaştıracaktı. Onları anlamaya yönelik, bu konularda ki tutumlarını, değerlerini kavrayan, bunu dikkate alarak onları bilinçlendirmeye, bu konular üzerinde tekrar düşünmeye, sorgulamaya yönlendiren, dayatılmış değil, diğer tutum ve değerlerle empati kurmalarını sağlayan bir eğitimci duruşu bizim için önemliydi.

Ama bu her zaman çok kolay olmuyordu. Bu konu başlıkları konuşulurken, tutucu olmanın ötesinde bazen kullandıkları saldırgan dil, bir tepki ve direnç olduğu kadar, grupta ki diğer gençlerin eğitimden yararlanma olanaklarını da kısıtlayabiliyordu.

“Cezaevinin belirleyici vasfı, insanların yaşamakta oldukları sosyal çevreden koparılarak kapalı bir sosyal sistem içine yerleştirilmeleridir.”

Goffman

Bu yeni kapalı sosyal sistem içinde yine hiyerarşik bir yapılanmanın olduğu eğitim gruplarında çok rahat gözlemlenebiliyordu. Koğuş mümessillerinin ve onların sağ kolu pozisyonunda ki kişilerin eğitimlere ve eğitimcilere karşı edindikleri izlenim ve buna istinaden kurulan işbirliği o grubun eğitime olan tutumunu ve eğitimden yararlanma olanaklarını belirleyen önemli etkenlerden biriydi. Bir diğer önemli unsur infaz koruma memurlarıydı. İnfaz koruma memurlarının bu eğitimlerin, hem gençlere yapabileceği olumlu katkı hem de dolaylı olarak cezaevi ortamında yaratacağı pozitif, gerilimi azaltıcı havaya olan inançları koğuş mümessillerinin ve koğuşlarda ki gençlerin bu eğitimlere olan tutumlarını etkileyen önemli bir unsurdu. Bu anlamda bu eğitimlerin bu gençlere ulaşması ve gençlerin bu eğitimlerden yararlanması adına, cezaevi yönetiminin ve infaz koruma memurlarının tutumu ve desteği eğitimin hedeflerine ulaşmasını kolaylaştırıcı ve destekleyiciydi.

“Cezaevlerindeki psikolojik sıkıntının üstesinden gelebilmenin muhtelif yolları bulunmaktadır. Bunlardan biri mahkûmun tamamen kendi içine kapanması, ikincisi mevcut personelle çalışmayı reddetmesi, üçüncüsü personel tarafından kabul görmek için kendini disipline etmesi dördüncüsü ise mevcut durumu kabullenmesi ve kendine yeni bir kimlik edinmesidir.”

Goffman

Grupta, sınıf ortamında sessiz, içekapanık, konuşmaya gönülsüz öğrenciler olabilir. Bu sessizlikleri, bu gençlerin eğitimden en az yararlanan öğrenciler olduklarını düşündürebilir. Ancak bu har zaman böyle değildir. Nitekim son testlerden hareketle bu çocukların yine de eğitimlerden yararlanabildiği görülmüştür. Bu gençler isimlerinin hatırda kalması en zor olanlarıdır eğitimci için, ama aynı zamanda isimlerinin hocaları tarafından öğrenilmiş olmasından en fazla keyif duyan, kabuklarının kırılmasına ya da esnetilmesine en fazla katkısı olanlarıdır. Kendiliğinden derslere katılmada gönülsüz olabilirler. Bu yüzden eğitimcinin daveti ve yüreklendirmesi işe yarayabilir.

Mevcut eğitim ve çalışmalar için gönülsüz olan ve reddeden gençler için ise hiçbir zaman zorlayıcı olmadık. Bu eğitimlere katılımın gönüllülük ilkesince yapılabileceğini, eğitimlerden yararlanmanın ve keyif alabilmenin ancak böyle mümkün olabileceğini hep vurguladık. Bu onlara her zaman “demek mecbur değilim, bunun kararını ben verebilirim, bu hakkı bana tanıyorlar” ı yaşattırdığı ve kendi kararlarını verebilecek bir birey yerine koyduğu için her zaman etkili oldu. Böyle bir yaklaşımın kendisi “benim bu eğitimlerle işim olmaz” diye düşünen zihinleri yumuşatıp, merak uyandırdı ve eğitimlere katılımlarını sağladı.

“Hiç kimse, dünyanın hastalıkları, açları, sefaleti, umursamazlığı ve şiddeti için tek başına bir şey yapılamaz inancı ile umutsuzluğa kapılmasın. Çok az insan tarihi değiştirebilecek kadar büyüktür, fakat hepimiz olayların küçük bir kısmını değiştirmek için çalışabiliriz. Ve bütün bu eylemlerin toplamı bir neslin tarihi olarak kaydedilecektir.”

Micheal Shernoff

Uğur Ozulu                                         Derya Avcı
Psikolojik Danışman                              Psikolog           

 

İki, üç yıl önce öğrenciyken; İstanbul’ da 30 orta öğretim kurumundaki öğrencilerin hedef grubu oluşturduğu “Bilinçlendirme Projesi’ yle başladı, Semiha Şakir Vakfı... Proje bitimine yakın “Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi” nden bahsedildiğinde çok heyecanlanmıştım; çünkü proje, hedef grubu ve bu hedef gruplara uygulanacak olan “Üreme Sağlığı ve Cinsel Sağlık” konu başlığı itibariyle bir ilk idi ve nasıl uygulanacağı, program uygulanırken nelerle karşılaşacağı, sonucuna dairdi bu heyecan. Sonrası, bu ilk’ e imza atacak ekibin içindeydim. Şimdi geri dönüp baktığımda biliyorum ki anlatılacak, yazılacak, paylaşılacak çok şey var ve bu yüzden iki gündür yazamıyorum bu yazıyı, başlayamıyorum anlatmaya. Projeye bir şekilde dahil olan herkese teşekkür ederim. Danışmanlarımız başta olmak üzere, proje koordinatörümüz, uzmanlarımız, bir şekilde en baştan sonuna kadar dahil olmuş herkesten bir şey öğrendim. Ve biliyorum henüz okyanusta su damlası olduğunu bildiklerimin. Uzman grubu toplantıları, eğitim programı oluşturma süreci, İstanbul eğitim uygulaması, toplantılar, tüm hedef kurumlarda eğitimlerin uygulanması derken iki satırı bulan ama iki yılı dolduran uzun bir süreç sona erdi. Öncelikle tutuklu ve hükümlü ergenlere ve ülke çapındaki tüm ergen ve gençlere “Üreme Sağlığı” ile ilgili doğru bilgilerin ulaşması bir beklenti değil, olası bir gerçek bunu biliyoruz. İllerdeki eğitimlerin izlem ve gözlemler sırasında Elazığ’ da 12 yaşında bir katılımcının söylediği “Ben burada küçükken öğrendim artık hocam. Herkese anlatacağım doğrusunu”… cümlesi projenin hedeflerine ulaşmamızda bence en önemli cümleydi. Utandılar, şaşırdılar, bazen korktular, duygulandılar. Tüm katılımcılara teşekkürler isimlerini tek tek yazamadığım herkese…

İlkay Ülker
Proje Asistanı

 

Çalıştığın bir proje var mı?  türünden sorulara verdiğim yanıtlardan sonra; “çok önemli bir projede yer almışsın” denildi. Heyecanlıydım; ilk işine başlayan her insan gibi zamanla anlayabildim bende neden bu kadar önemli olduğunu… Deneyimlerim arttıkça, bir şeyler öğrendiğimi hissettikçe; ama en önemlisi ortada çok önemli insanların emeğiyle değişen bir şeylerin olduğunu ve benim de burada çok ufak da olsa katkım olduğunu anladığımda yenebildim heyecanımı ve korkumu... Bir çok ilkleri bir araya getiren meslek hayatımı belirlememe, gelecek ile yaptığım planların ilk adımlarını atmama izin veren bir Proje olarak da özel bir ayrıcalık taşıyor. Bana bu imkanı tanıyan Proje ekibine çok teşekkür ediyorum; aldıklarımın karşılığına yetmeyeceğini bilsemde…

Okan Karka
Stajyer

 

Günümüz toplumunda ergenlerin, kendi cinsel sağlık hakları konusunda bilinçlenmesi ve bilinçlendirilmesi çok önem taşımaktadır. Çünkü “ergen olmak”, bu dönemin getirdiği kendine özgü hakları taşımaktadır. Bunların en önemlilerinden birisi de cinsel sağlık haklarıdır. Dolayısıyla kendilerine verilen bu hakları ergenlerin bilmesi ve benimsemesi çok önemlidir. Bu bağlamda Semiha Şakir Vakfı’ nın yürütmüş olduğu “Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi” nde eğitimci olarak Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumları’nda belli bir süre içerisinde çalışmalarda bulunduk. Bu projeyle beraber biz eğitimciler olarak ülkemizde daha çok tabu olarak görülen cinsellik ve cinsel sağlık haklarının Ceza İnfaz Kurumlarında da rahatça konuşulup tartışılabildiğini gördük. Projenin yürütüldüğü ve biz eğitimcilerin çalıştığı Ceza İnfaz Kurumları’ nda bulunan personelin desteğinin de bu projenin başarıya ulaşmasında etkili olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Sonuç olarak bu projenin hazırlanmasını sağlayan herkese, desteğini esirgemeyen özel, tüzel kamu, kurum ve kuruluşlarına teşekkür ederiz.

Emine Bayer                          Osman Vuran                         Tolga Uzun
Sosyal Hizmet Uzmanı               Sosyal Hizmet Uzmanı               Sosyal Hizmet Uzmanı

 

Bu eğitim bizim cezaevimizde yaklaşık 6 hafta sürdü. Çok yoğun bir süreçti ve bu süreç içinde olumlu şeyler olduğu gibi olumsuzluklar da yaşandı. Olumlu olarak söyleyebileceğim en önemli şey, projeyi çok büyük olumsuzluklar yaşanmadan yürütmemiz ve bitirmemizdi. Bu durum benim ve sanıyorum ki; ekip arkadaşlarımızın motivasyonunu olumlu etkiledi. Genel olarak sürecin olumlu yürümesi bize güç verdi ve karşılaştığımız bazı olumsuzlukları yenmemizde destek sağladı. Ekip elemanlarının birbiriyle uyumu, destekleyici tutum ve davranışları işleri kolaylaştırdı ve projeden zevk almamızı sağladı. Olumsuzluk olarak ise; süre kısa olduğu için sürecin yoğun bir şekilde ilerlemek zorunda kalması ve bu yoğunlukta zaten iş temposunun yüksek olduğu ve tüm imkansızlıklara rağmen kesintisiz işlemeye çalışan kurumumuzda ek bir yük getirmiş olması ve bu durumun zaman zaman proje sürecini kesintiye uğratması oldu. Ayrıca proje sürecinde mutluluk, gurur duyma, sevinç, acı, üzüntü, kızgınlık, öfke gibi duyguların yaşanması da göz ardı edilmemeli…

Kısa bir not: Şimdi dönüp geriye baktığımda her şeye rağmen keyifli bir süreç olarak değerlendiriyorum.

Savaş Pelit
Ankara Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumu

 

“Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi” nin hem katılımcılara yönelik işlediği konularla hem de eğitimcilere yönelik notları ve uyarıları ile uygulanması kolay ve geniş bir içeriğe sahip olduğunu düşünüyorum. Cinsellikle ilgili konular toplumlarda tabu olarak görülmekte ve bu konu ile ilgili bilgi paylaşımı bile çoğu zaman hoş olmayan biçimlerde karşılanmaktadır. Daha sağlıklı bir toplum için cinsellikle ilgili bilgilendirmenin gerekli olduğunu; fakat bu bilgilendirme yapılırken toplumun değer yargılarının dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda “Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi”, içeriği ile gerekli bilgilendirmeyi yaparken yer yer verdiği mesajlarla toplumun değer yargılarına ilişkin de duyarlılık ortaya koymaktadır.

Bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

 Jülide Karaca
 Ankara Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumu

 

Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi eğitimine katılmaktan çok memnunum. Bu konu ile ilgili ergenlerle ilk çalışmam olacaktı. Gördüğümde zorlanacağımı düşündüm. Hatta eğitim sırasındaki uygulamalarda bu kaygım daha çok arttı. Uygulama grubu çok zorlayıcı idi; ama kurumda yaptığımız uygulamalar çok iyi gitti. Elimizde gerçekten çok güzel hazırlanmış bir kitap vardı. Emeği geçen herkesi kutluyorum.

Ayşe Dikici Cengiz
İzmir Çocuk Eğitimevi

 

Hazırlanan materyallerin, kılavuzun ve eğitimlerin ergenlerin üreme sağlığı konusunda bilgilenmeleri açısından çok yararlı olduğunu düşünüyorum. Güzel hazırlanmış, ellerinize sağlık diyorum.

Makbule Bulutlu
İzmir Çocuk Eğitimevi


Toplumumuzda tabu olduğu varsayılan bir konunun iyi hazırlanmış bir projeyle yıkılmasının önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür ediyorum.

Abdurrahman Çalışkan
İzmir Çocuk Eğitimevi

 

Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi ile toplumumuzda tabu sayılan ve hep ötelenen, bu nedenle sayısız travmalar yaşanan “Cinsel Sağlık” konusunda bizler bilgilendirilip, kurumlarımızdaki ergenlere yararlı olmamız sağlandı. Kurumlarımızdaki ergenlerden olumlu geribildirimler aldık. Bunun sonucunda amaca ulaştığımıza inanıyorum.

Son derece profesyonel bir ekip tarafından operasyon titizliği ile hazırlanan “Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi” ni hazırlayıp bizimle paylaşan, toplumumuzun geleceği olan gençlerin bilgilendirilmesini sağlayan Semiha Şakir Vakfı’ na tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Nafiz Civelek
Bergama M Tipi Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

 

Eğitime muhtaç olan ergenlerimizin alması gereken eğitimi, akranlarından ayrı tutmadan vermemizi sağlayan bu projeye resmi bir görevlendirme olsa da aslında hepimiz gönüllü olarak katıldık. Bu projenin son halini almasında, aldığımız eğitici eğitiminin de katkılarıyla, eğitmen olarak artı sağladıysak, ne mutlu bize... Projenin son halini almasında emeği geçen herkese, hedef kitle adına teşekkürlerimi sunarım.

Ozan Dinç
Bergama M Tipi Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

 

Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi’ nin genel anlamda çok yararlı olduğunu düşünüyorum. Bu eğitimi verirken çocukları çok iyi tanıyabildim ve çocuklar arasındaki grup dinamiklerini daha kolay fark edebildim. Eğitimin kısa ve biraz didaktik olması çok işlevsel bir özellik kazandırmış. Eğitimde kullanılan hikâyeler oldukça işlevsel ve dikkat çekici olmuştur. Aynı zamanda resim ve diğer materyaller konuların daha iyi anlaşılmasını ve konulara odaklanılmasını kolaylaştırmıştır.

Hazırlanan materyallerin oldukça usta eller tarafından hazırlandığı belli oluyor. Kitapta ergenlerin gelişimsel durumu dikkate alınmış, katılımcılardan gelme ihtimali olan sorular sağlıklı bir deneyimle belirlenerek eğitimciler olası zorluklar ile ilgili bilgilendirilmiş ve eğitimcinin bilgisini arttırmak için kitap ayrı bir içerikle donatılmıştır.

Nilgün Yeniocak
Bergama M Tipi Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

 

Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi kapsamında İstanbul’ daki ilk toplantıda Semiha Şakir Vakfı Proje Ekibi tarafından içerikten bahsedildiğinde, kurumda uygulanabilirliğiyle ilgili en yoğun kaygıları duyan ve bunları dile getiren kişilerin başındaydım. Bir yıla yakındır ceza infaz kurumunda çalışan biri olarak ve hitap edeceğimiz kitleyi bildiğim için bu projeye çok fazla inanarak başlamamıştım. Bir tanesi Elazığ Çocuk Eğitimevi, dört tanesi de Elazığ Kapalı Ceza İnfaz Kurumu olmak üzere beş grupla yoğun biçimde çalışmaları üstlendik. Daha ilk oturumlardan başlayan olumlu geribildirimler özverili çalışmalarımızı daha da kamçıladı. Cinsellik konularını içermesi ve grup çalışmalarının ramazan ayına denk gelmesi, ne bizler ne de katılımcılar için engel olmadı. Zaman zaman gruplardaki paylaşımların içtenliği oldukça duygulandırıcıydı. Aktif katılımları, ön test ve son test değerlendirme sonuçları programın başarısını ve uygulanabilirliğini kanıtlar nitelikteydi.

Böylesi bir programın parçası olmak kendi adıma gurur vericiydi.

Selma Berna Eygün
Elazığ E Tipi Ceza İnfaz Kurumu

 

Bu proje sayesinde hem bir eğitimci hem de bir baba olarak projenin içerdiği bilgilerden oldukça yararlandım. Cinsel Eğitim kurumlarda uygulanması geç kalmış bir eğitimdir. Kurumuzda eğitimden yoksun kalmış ergenlere yardımcı olmanın yanında, iki ergen çocuğumla cinsel konuları paylaşmanın ürkekliğini bir kenara iterek onlarla her şeyi paylaşmanın ve cinsel bilgileri doğru kaynaktan öğrenerek yanılgıya düşmelerinin önüne geçebilme konusunda oldukça yararlı olduğum düşüncesindeyim. Elazığ Çocuk Eğitimevi’ nde verilen cinsel eğitimler sonunda ergenlerin davranışlarında gözle görülen düzelmeler olduğunu bizzat müşahede ettim.

Çalışmalarınızın başarılı olması dileğiyle sevgiler, selamlar…

Yaşar Tokgözlü
Elazığ Çocuk Eğitimevi