|
ERGENLERİN CİNSEL SAĞLIK HAKLARI PROJESİ
Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi, Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması Ulusal Strateji Planı’ na göre belirlenen öncelikli konulardan adolesan sağlığını ele almaktadır. Gençlerde, Cinsel Sağlık / Üreme Sağlığı ve cinsellik konularında doğru bilgiye erişimin artırılması; Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar ve HIV/AIDS’ ten korunma konusunda gençlerin bilinç düzeyinin artırılması, Cinsel Sağlık / Üreme Sağlığı haklarının varlığı ve kullanımı konusunda farkındalığın artırılması projede ele alınan konulardır.
Projenin Genel Amacı:
Çocuk Tutukevleri ve Çocuk Eğitim Evleri’nde gözetim altında bulunan 13–21 yaş arasındaki ergenlerin cinsel sağlık ve üreme sağlığını iyileştirmektir.
Projenin Özel Hedefleri:
Çocuk Tutukevleri ve Çocuk Eğitim Evleri’nde gözetim altında bulunan 13–21 yaş arasındaki ergenlerin;
- Doğru kaynaktan doğru bilgiye erişimlerini sağlamak,
- Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar ve HIV/AIDS’in önlenmesi ve korunma konusunda bilgi ve bilinç düzeylerini arttırmak,
- Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı konusunda sorumluluklarının farkındalığını sağlamak,
- Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı haklarının varlığı ve kullanımı konusunda
farkındalık yaratmaktır.
İstanbul, İzmir, Ankara ve Elazığ İllerindeki Çocuk Tutukevi ve Çocuk Eğitim Evleri’ nde çalışan personelin;
- Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı konusundaki bilgi ve duyarlılığını arttırmak, anlayış geliştirmek,
- Hizmet kalitesinin artması için eğitimler ve deneyim paylaşımı yoluyla desteklenmelerini sağlamaktır.
Projenin Yürütüldüğü Kurumlar:
- İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Çocuk Bölümü
- Ankara Çocuk ve Genç Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
- Bergama M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
- İzmir Çocuk Eğitim Evi
- Elazığ E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
- Elazığ Çocuk Eğitim Evi
Hedef Grup ve Seçilme Nedenleri
Ergenlik dönemi; fiziksel, ruhsal, biyo-kimyasal ve sosyal yönden hızlı büyüme, gelişme ve olgunlaşma süreçleriyle çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Yeniliğe, değişime, gelişmeye en açık olan bu yaş grubuna, doğru yöntemlerle, doğru yerde, doğru kişilerle ulaşıldığında, ülkemizin üreme sağlığı statüsünün gelişmesine büyük katkı yapılmış olacaktır.
Ergenlerin Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı davranışları konusunda bilinçli seçimler yapabilecek bilgiye sahip olmaları kadar, üreme sağlığı ihtiyaçlarını karşılayacak, ergene yakın ve ergenlerin güven hissederek ulaşabilecekleri, ergene yaklaşım konusunda eğitimli personelin hizmet sunması esastır. Özellikle kapalı kurumlarda Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı hizmetlerinin ergenler arasında yaygınlaştırılması için, ülkeye özgü ve uygun modellerin belirlenmesi gerekmektedir.
Yeniliklere ve değişime açık olma dönemi de olan ergenlikte, genç insanların daha kolay öğrendiği ve yeni davranış kalıplarına daha iyi uyum sağladığı bilinen bir gerçektir. Saha deneyimleri, genç yaş gruplarında ve yeni evlenenlerde gözlenen davranış değişikliğinin diğer yaş gruplarına oranla daha yüksek olduğunu göstermiştir.
Ülkemizde ergenlere yönelik sorunlara bakılacak olursa;
- Ergenlerin; bedensel, ruhsal ve sosyal yönden sağlık düzeyleri ile gelişimleri ve risk grupları bilinmemektedir.
- Yetişkinler (aile, öğretmen, kamu görevlileri) ve ergenler, ergenler hakkında yeterli bilgiye sahip değillerdir; doğru rol-modeller bulunmamaktadır. Bu sebeple ergenlerin doğru kaynaktan doğru bilgiye erişimleri engellenmektedir.
- Gençlerin, toplu halde bulunduğu tutukevi, eğitim evi gibi kurumlarda personel, ergene yaklaşım hakkında yeterince bilgi ve duyarlılık sahibi değildir ve anlayış eksikliği vardır. Cinsellik bir tabu olarak görülmekte; ergenin cinsel sağlık eğitimleri göz ardı edilmektedir.
- Gerek yetişkinler, gerekse ergenlerde Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar, HIV/AIDS’in önlenmesi ve korunma konusunda bilinç eksikliği vardır.
- Gençlerde Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı konusunda sorumluluklarının, haklarının varlığı ve kullanımı hakkında farkındalık yoktur. Eğitim eksikliği; bilgi ve hizmete ulaşamama bu sorunu yaratmaktadır.
- Ergenlere hizmet veren birimler arası iletişim sağlanamamıştır.
- Üreme sağlığı projelerinde, erkek hep düşünülmeyen, üçüncü ya da dördüncü hedef grup olarak görülmüştür. Ergen gebeliklerinde, genç kızlardan bahsederken erkeğin sorumlulukları konusunda farkındalık geliştirmesi göz ardı edilmiştir. Erkeğin de eğitimi ve bilinçlendirilmesi önemlidir.
- En üretken sağlık ve aile planlaması programları, ergenlerin özel ihtiyaçlarına yeterince hassasiyet göstermemiştir. Cinsel ilişkiye erken giriş, yüksek riskli cinsel davranışlar ve başta erkek ergenler olmak üzere, genç kişiler arasında, cinsellik konusunda hala büyük bir bilgisizlik hüküm sürerken, cinsellik ve cinsel faaliyetler, erişkinlik ve yetişkinliği yansıtan temel hususlar; HIV/AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar gittikçe tehlikeli olmaktadır.
Çocuğun gelişmesi, devamlılık içeren dinamik bir süreçtir. Bu süreçte, onun kendisinden kaynaklanan yetersizlikleri ile çevrenin getirdiği; hızlı kentleşme ve sanayileşme, göç ve ekonomik krizler, değişen değer ve ahlak kurallarının yarattığı karmaşa, aile sorunları, yetersiz eğitim, ilgi ve sevgi eksikliği ve benzeri güçlükler gibi sayısız nicelikte kombinasyonlar, çocuğu suçlu davranışta bulunmaya yöneltebilir.
Kuruma yerleştirilen küçüğün eğitim ve ıslahının amacı; onun toplumda yapıcı ve üretici bir rol alabilmesine yardım etmek amacıyla bakım, koruma kültürel ve mesleki yetenekler elde edebilmesinin sağlanması olmalıdır. Tutukluluk sırasında bütün küçükler için, yaşlarının, cinsiyetlerinin ve kişiliklerinin gerektirdiği bütün sosyal, kültürel, mesleki, psikolojik destek vermek ile birlikte Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı ile ilgili hizmetlerin geliştirilmesine ve eğitim ihtiyaçlarının giderilmesine katkıda bulunmak gerekmektedir.
Tutukevleri ve eğitim evlerindeki çocukların eksiksiz sağlık bakımı alabilmeleri temel bir haktır. Ülkede var olan sağlık hizmetlerine serbestçe erişimi olmalıdır. Sağlıklı bir çevre, kurumlardaki herkesin işbirliğini gerektirir. Tutukevi ve ıslahevi personeli için sağlık eğitimi almaları hedef gruplarını tanımaya yönelik fiziksel, psikolojik ve sosyal özellikleri konusunda bilgi sahibi olmaları özellikle suça karışmış çocuğa yönelik yapılacak çalışmalarda bilgi sahibi olmaları önemlidir. Tüm Ceza İnfaz Kurumu personeli temel sağlık konuları hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı ve hakları konularında eğitilmelidir.
Kapalı kurumlardaki personel, gencin doğrudan ilişkide olduğu gruptur. Kurumlardaki yetişkinler, genç için model durumundadır. Personelin kişisel ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesi doğru rol modelleri yaratacak ve örnek yetişkinler olarak gencin gelişimini etkileyecektir.
Ön Hazırlık Çalışması
“Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı sadece sağlık alanı ile sınırlı olmayıp, psiko-sosyal konuları da içermelidir.”
İnsan fiziksel, duygusal, sosyal yönüyle bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Sadece sosyal yönü ya da sadece fiziksel yönüyle ele alınmamalıdır. Bir bütünün parçaları olarak değerlendirmek gerekir. Bir parçada yapacağınız etki kuşkusuz diğerlerine de yansıyacaktır. Bu sebeple psikoloji, sosyoloji, tıp ve diğer insanbilimleri çalışmalarını yürütürken disiplinler arası işbirliği anlayışı ile bütündeki etkiyi de dikkate alarak çalışmalıdır. Cinsel sağlık; biyolojik, psikolojik ve sosyal yönüyle bir bütündür.
Bu yaklaşımdan hareketle Ergenlerin Cinsel Sağlık Hakları Projesi Proje Ekibi sağlık eğitimcileri ve psikologlardan seçildi. Farklı disiplinlerden kişilerin bir araya gelerek bütüncül bir yaklaşımla çalışmak projenin önemli hedeflerinden biri idi. Farklı disiplinlerin getireceği farklı bakış açıları, konunun daha da zenginleştirilerek hedef kitleye ulaştırılmasını sağladı.
Proje ekibinin seçilmesinde farklı disiplinlerden kişilerin bir araya gelmesi yanında başka önemli bir ayrıntı daha etkili oldu. Ulusal ve Uluslararası kaynaklar incelendiğinde Cinsel sağlık eğitimlerinin her iki cinsiyetin temsil edileceği şekilde gerçekleştirilmesinin doğru bir yöntem olduğu görüldü. Bu sebeple Bilgi-Eğitim Programını uygulayacak ekip bir kadın ve bir erkek; bir sağlık eğitimcisi ve bir psikolog olarak seçildi. Buradaki amaç, “Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı kadın ve erkeği eşit derecede ilgilendiren bir konudur.” mesajını vermekti.
Konu Cinsel Sağlık Hakları, hedef kitle ise cezaevinde bulunan ergenlerdi. Konu çok hassas bir konu, hedef kitle ise dezavantajlı bir gruptu.
Proje ekibi sık sık bir araya gelerek beyin fırtınaları gerçekleştirdiği toplantılar yaptı. Konuyla ilgili literatür tarandı. Yapılan ulusal ve uluslararası çalışmalar incelendi. Ceza İnfaz Kurumları sık sık ziyaret edildi ve görüşmeler yapıldı. Konuyla ilgili çalışmaların azlığı proje ekibini Bilgi-Eğitim Programı geliştirme sürecinde zorladı.
Kurumlarda kalan çocukların eğitim ihtiyaçların tespit edilmesi ve programın bu ihtiyaçlar doğrultusunda hazırlanması amacıyla; İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Çocuk Bölümü’nde Odak Grup çalışmaları gerçekleştirildi.
Odak Grup çalışmalarına katılacak olan katılımcılar, infaz koruma memurları tarafından rasgele belirlendi. Farklı oturumlarda toplam beş Odak Grup çalışması yürütüldü. Toplam 44 kişi Odak Grup çalışmalarına katıldı.
Odak Grup çalışmalarında sorduk:
- “Cinsellikle İlgili Bilgileri Nereden Öğrendiniz?”
“bizim sokakta kadınlar vardı, onlardan öğrendim”
“randevu evi”
“porno CD, TV”
“arkadaş ortamı”
- “Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Nelerdir?”
“AIDS”
“Hepatit B”
(Sadece hayat kadınlarıyla ilişkiye girilmesi durumunda hastalanabileceklerini, kız arkadaşları ile ilişkiye girmeleri durumunda sadece hamilelikten korunmak için korunmaları gerektiğini belirttiler.)
- “Korunma Yöntemleri Nelerdir?”
“Prezervatif”
“Hap”
(Ancak hepsi daha önce hiç korunmamış olduklarını belirttiler.)
Odak Grup çalışmaları bizlere hedef kitlenin Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı konusunda edinmiş olduğu bilgilerin yanlış ve eksik olduğunu gösterdi.
Cinsellikle ilgili edindikleri bilgilerin eksik ve yanlış olması sonucu doğru olmayan cinsel tutumlar ve güvenli olmayan cinsel davranışlar geliştirdikleri gözlendi. Çocukların edindikleri yanlış/eksik bilgiler ışığında geliştirdikleri davranışların sorunlu olması eğitim süreci içinde gözetilmesi, özellikle sağlıklı cinsel davranış oluşturma açısından önemli bir rol oynayacaktı. Diğer bir önemli nokta ise; ergenlerin bu konuya bakış açılarını oldukça etkileyen mitleri olduğu idi.
Odak Grup çalışmalarından edinilen bilgiler, ulusal ve uluslar arası literatür taramaları, uzmanlar grubu toplantıları ve uzun süren tartışmalı toplantılar sonunda; 8 modülden oluşan Bilgi - Eğitim Programı geliştirildi.
Bilgi-Eğitim Programı İçeriği
- Modül: Ergenlik Dönemi ve Özellikleri
- Ergenliğin tanımı
- Ergenlik döneminde erkeklerde görülen fiziksel, duygusal ve sosyal değişimler
- Ergenlik döneminde kızlarda görülen fiziksel, ruhsal ve sosyal değişimler
- Mastürbasyon
- Cinsiyet
- Genlere Bağlı Cinsiyet Farklılaşması
- Cinsiyet Kimliği
- Toplumsal Cinsiyet Kimliği
- Toplumsal Cinsiyet Rolleri
- Cinsiyet Rollerine İlişkin Tutumlar ve Mitler
- Cinsel Yönelimler
- Farklı Cinsel Kimliklere İlişkin Tutumlar ve Mitler
- Modül: Üreme ve Üreme Anatomisi ve Fizyolojisi
- Üreme Sağlığı Tanımı Ve Üreme Hakları
- Üreme Organları
- Erkek Üreme Organları
- Kadın Üreme Organları
- Üreme Döngüsü
- Cinsellik
- Doğurganlık
- Adet Döngüsü
- Döllenme
- Gebelik
- Doğum
- Ergenlerin Duygusal ve Cinsel İlişki Gelişimi
- Cinsellik Nerede Başlar, Nerede Biter?
- Cinsiyete Bağlı İlişki ve Cinselliğe Yönelik Algısal Farklılıklar
- Çiftlerin Duygularını Birbirlerine Nasıl Aktardığı?
- Cinsel Uyarılma Açısından Kadın-Erkek Farklılıkları
- Uygun Dokunma-Saygı
- Cinsel İşlev Bozuklukları
- Aile Planlaması Tanımı, Önemi ve Amacı
- Aşırı Doğurganlığın Zararları
- Aile Planlaması Yöntemleri
- Kalıcı olmayan Yöntemler
- Kalıcı olmayan Yöntemler
- Acil Korunma
- İstenmeyen Gebeliklerin Sonlandırılması
- Infertilite
- Modül: Cinsel Şiddet ve İstismar
- Şiddet/Cinsel Şiddet
- Cinsel Taciz
- Tecavüz
- Ensest İlişki
- Cinsel Tacizin Etkileri
- Yasalarca Suç Sayılan Cinsel Davranışlar
- Modül: Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar ve HIV/AIDS
- Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar’ın Tanımı
- Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar’ın Bulaşma / Bulaşmama Yolları
- Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar’dan Korunma Yolları
- HIV/AIDS Tanımı
- HIV/AIDS Bulaşma/Bulaşmama Yolları
- Modül: Karar Alma Süreci ve Sorumlu Cinsel Davranış
- Cinsel İlişkiye Girme Karar Süreci
- Karar Sürecinde Sosyal Baskılar ve Bunlarla Başa Çıkma
- Cinsel Birleşmeyi Yaşamak İle Bağlantılı Sorumluluklar
- Cinsellikle İlgili Toplumsal, Kültürel Değerler ve Mitler
- Madde Kullanımı ve Cinsel Sağlık
Bilgi - Eğitim Programı içeriği hazırlandı. Sıra pilot uygulamanın yapılacağı İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yönetimini ve personelinin konuya olan duyarlılığını geliştirmeyi hedefleyen Kurum Personeli Seminer/Atölye Çalışmaları Programı (KUSEP)’ nda idi.
I. Kusep Toplantısı (1 - 3 Temmuz 2005)
Toplam 45 katılımcı ile Taksim International Abant Palace’ da gerçekleştirildi. KUSEP Toplantısında amaç; hedef kurumlardaki personelin projeye adaptasyonlarının sağlanması ve Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı konusuna duyarlılık geliştirmekti. Personelin kendini projeye dahil hissetmesi, projenin paydaşları olarak sorumluluklarının farkına varması hedeflere ulaşmak açısından önemli idi.
İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yönetimine, Psiko-sosyal servis uzmanlarına ve İnfaz Koruma Memurlarına;
- Proje hedefleri ve amaçları aktarıldı.
- Proje aktiviteleri ve proje süreci hakkında bilgilendirme yapıldı.
- Bilgi-Eğitim programı içeriği ve faaliyet planı aktarıldı.
- Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı konusunda bilgi aktarımı gerçekleştirildi.
- Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı konusunda mevcut durum, sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin atölye çalışmaları gerçekleştirildi.
Ve….
Bilgi – Eğitim Programı pilot uygulama çalışmasına İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Çocuk Bölümü’nde başlandı.
Programın ilk uygulaması 2 sağlık eğitimcisi ve 2 psikolog tarafından İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ nda gerçekleştirildi. Programın Ceza İnfaz Kurumlarında uygulanıyor olması, mekanın kapalı kurum olması, fiziksel koşulların yetersizliği, hedef grubun hassasiyet gerektiren ergenler olması ve eğitim konusunun da cinsellik olması gibi nedenlerden dolayı gerek Semiha Şakir Vakfı gerekse Adalet Bakanlığı açısından oldukça önemli bir uygulama idi. Elde edilen nitel ve nicel veriler değerlendirildiğinde projenin ilk yılında önemli bir yol kat edildiği ve başarılı sonuçlar alındığı gözlendi. Çalışmada tüm koğuşların sırasıyla eğitimlere alınması kararlaştırıldı.
- 15–18 kişilik 16 grup ile,
- Toplam 278 ergene ulaşılarak Pilot Uygulama çalışması tamamlandı.
İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ ndaki uygulama ilk (pilot) olması sebebiyle önemli idi. Pilot Uygulama’da amaç; programın eksiklerini görmek, olumlu yönleri güçlendirmek ve elde edilen veriler ışığında gerekli revizyonları yapmaktı.
Çalışma neticesinde programın işleyen ve işlemeyen yönleri gözden geçirildi. Değerlendirme formları, eğitici geri bildirim formları, katılımcı geri bildirim formlarından elde edilen veriler değerlendirildi.
İSTANBUL H TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU PİLOT UYGULAMA SONUÇLARI




Pilot Uygulama çalışmasının sonuçları hakkında Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nü, Çocuk Gözetim, Eğitim ve İyileştirme İşleri Şube Müdürlüğü’nü, İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yönetimini bilgilendirmek ve kurumun proje ile ilgili deneyimlerini, bilgi-eğitim programı hakkında görüş ve önerileri paylaşmak gerekliydi.
Ara Değerlendirme Toplantısı (2 – 4 Şubat 2006)
Toplam 17 katılımcı ile Koru Otel’ de gerçekleştirildi. İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yönetimine, Psiko-sosyal servisi çalışanlarına ve İnfaz Koruma Memurlarına;
- Pilot uygulamanın sonuçları aktarıldı.
- Eğitim ekibi pilot uygulama ile ilgili deneyimlerini paylaştı.
- İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu pilot uygulama ile ilgili değerlendirmelerini aktardı.
- Beklentiler, kazanımlar, endişe/korkular üzerine değerlendirme çalışması gerçekleştirildi.
Eğitimci Ali Haydar Baytekin:
“Eğitimlere ilk girdiğiniz hafta grup sizi, siz grubu tanıyabiliyorsunuz. “Bu konular bize ters, bu konular ayıp şeyler...” diye tepkiler geliyordu. Cinselliği mekanik olarak algılıyorlardı. Kadın ve erkek organlarının birleşmesi olarak algılanıyordu.”
Eğitimci Didem Ateş:
“Farklı bir bakış açısı tanıdılar ve saygı gösterdiler. Bir tanesi “katılıyorum” derken, bir diğeri “katılmıyorum” diye fikirlerini rahatça bildirdiler.”
Eğitimci Uğur Ozulu:
“Biz buradayız, hadi konuşalım, dedik. Konuştuk. Hep beraber öğrendik. Üç haftalık bir eğitim... Bizim için onlar bireydiler. Evet, delikanlılardı; gençlerdi; ama biz birey olarak gördük önce...”
Eğitimci Derya Avcı:
“Çok şey öğrettik; çok şey öğrendik.”
Kurum Doktoru Cüneyt Başdağ:
“CYBH modülünün eğitimi sonrasında sağlık birimine başvuran çocuklar oldu. Gonore (bel soğukluğu) tedavi ettiğim 3-5 kişi oldu. Cezaevine gelmeden önce şüpheli bir ilişki yaşadım; diye başvuran çocuklar oldu. “Arkadaşlarımla toklaştığımda bulaşır mı?”, “Öpmek ile bulaşır mı?” diye sordular.”
Kurum Psikologu A. Çiğdem Erkunt :
“Aslında cezaevinde ne yaptıklarını paylaşmak istiyorlar. Bu da akran eğitiminin gerçekleşmesine neden oluyor. Ama cinselliği konuşabilecekler mi kendi içlerinde acaba? diye düşünebiliriz; konuşabiliyorlar. “Oğlum bir ilişkiye girmeden önce kondom kullan” diyorlar aralarında... Bunu yetişkinler bile yapamıyor.”
Kurum Müdürü Sedat Tekin:
“Ben bir cezaevi müdürü olarak eğitimin şart olduğuna karar verdim. Semiha Şakir Vakfı böyle bir projeyle birlikte geldi. Cinsel Sağlık bilgisi verecekler; acaba koğuşlarda gruplaşma olur mu? diye düşündüm; ama bir deneyelim dedim. Biz de gördük ki; bu konu üzerinde eğitimlerden sonra tartışma olmadı. Geçen sene bu aylarda tüm ekiple birlikte Abant’ a gittik. Kurum personelini de bilgilendirmezsek, eğitmezsek olmazmış. Bunu da ben öğrendim. Bana göre başarılı olmuştur. Koğuşlarda kötü, olumsuz hiçbir şey olmadı. Aksine kavga, gürültü azaldı.”
Kurum İnfaz Koruma Baş Memuru Selahattin Karaboğa:
“İlk etapta eğitime katılmak istemeyip koğuşlara geri dönmek istiyorlardı. Sonrasında tabii Türk milleti meraklıdır, merak ettiler ve eğitimlere gittiler.”
Kurum İnfaz Koruma Baş Memuru Kazım Beyke:
“Ceza İnfaz Kurumları kapalı bir kutu iken Sivil Toplum Kuruluşları’ nın içeri girmesi ne demek, endişeleniyordum. Abant’ daki toplantı bu açıdan iyiydi. Endişelerimizi anlattık. Çocuklara ne diyeceğiz diye sorduk. Cevaplarımızı da aldık. Koğuşlara gidip çocukları topluyorum eğitim için… O zaman da anlatıyorum. Yükü bizim sırtımızdan aldılar arkadaşlar, sağ olsunlar…”
Kurum İnfaz Koruma Memuru Yılmaz Ulaş:
“İlk defa çocuklarla, eğitim biriminde çalışıyorum. Disiplinin kaybolmasından korktuk. Eğitimler başladıktan sonra çocukların iletişim kurması çok iyi oldu. Ben şimdi koğuşlara gidiyorum ve eğitimleri anlatıyorum. “Ya ne faydası olacak” diyorlardı. Ben de anlatmaya çalışıyordum. Sonra “Hocalar ne zaman gelecek, bir daha gelecekler mi?” diye sormaya başladılar.”
T.C. Adalet Bakanlığı Çocuk Gözetim, Eğitim ve İyileştirme İşleri Şubesi Tetkik Hâkimi Mustafa Saldırım:
“Bu basit bir değişiklik değil, bir felsefe değişikliği.”
Ara Değerlendirme Toplantısı’ nda gerçekleştirilen fikir alışverişleri, Bilgi-Eğitim Programının geliştirilmesine yönelik öneriler ışığında Program üzerinde yeni düzenlemeler yapılarak proje kapsamındaki hedef iller İzmir, Elazığ ve Ankara’ da uygulamalara başlamak üzere hazırlıklar yapıldı.
II. Kusep Toplantısı (6 – 13 Eylül 2006)
Toplam 60 katılımcı ile Durusu Park Otel’ de gerçekleştirildi.
Ankara Çocuk ve Genç Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Bergama M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, İzmir Çocuk Eğitim Evi, Elazığ E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Elazığ Çocuk Eğitim Evi yönetimlerine, Psiko-sosyal servisi çalışanlarına ve İnfaz Koruma Memurlarına;
- Bilgi – Eğitim Programı tanıtıldı.
- Bilgi – Eğitim Programının kurumlarda nasıl uygulanacağı aktarıldı.
- Hedef illerden seçilen psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve öğretmenlere ve Semiha Şakir Vakfı Eğitimci Adaylarına Bilgi - Eğitim programının uygulama adımları aktarıldı.
- İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ nda gerçekleştirilen Pilot Uygulama sonuçları aktarıldı.
- Eğitim Ekibi Pilot Uygulama ile ilgili deneyimlerini paylaştı.
- İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Pilot Uygulama ile ilgili deneyimlerini aktardı.
II. KUSEP Toplantısı sonunda her kurum proje kapsamında eylem planlarını hazırladı ve bu eylem planları birer kontrat olarak imza altına alındı.
18 Eylül 2006 tarihinde hedef illerdeki tüm kurumlarda Bilgi-Eğitim Programı uygulama çalışmasına başlandı. Kurumlara İzlem/gözlem ziyaretleri yapılarak uygulamalar izlendi. İzlem/gözlem ziyaretleri, kurumlardan gelen geri bildirimler ve elde edilen veriler ışığında Bilgi - Eğitim Programı son haline getirildi. İzmir, Elazığ, Ankara ve Bergama’ daki kurumlarda yaklaşık 575 çocuğa eğitim verildi.
RAKAMLARLA HEDEF İLLERDE….




|